Seni ararken kendimi kaybetmekten yoruldum, Bulduğumu zannettiğimde kendimden ayrı düştüm Bu garip bir veda olacak Çünkü aslında hep içimdesin Ne kadar uzağa gitsem de Gittiğim her yerde benimlesin Söylenecek söz yok, Gidiyorum ben. . . Hoşçakal,hoşçakal,hoşçakal,hoşçakal Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya, Şahlanıp gitmek içimde var Hoşçakal. . . Biraz su biraz yeşillik her yer benim evimdir Taşırım dünyayı sırtımda Her dil benim dilimdir Ama söylenecek söz yok gidiyorum ben. . . Hoşçakal,hoşçakal,hoşçakal,hoşçakal Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya Şahlanıp gitmek içimde var Hoşçakal. . . .
az önce bir mail aldım. hatta bir değil iki mail :) şöyle diyordu:::::..
Hi,
Your friend, seren seren has challenged you to XuQa.com, an online reality game where you play for real fame and real fortune, between you, your friends, and over 1 Million other players.
tabi burada ismi geçen kişiyi tanımıyorum ve bu mailin ne anlama geldiğini de bilmiyorum zaten.. varsayalım ki bir arkadaşlık daveti acaba bu kişinin bu mailden haberi var mı? yoksa XuQa kendi kendine bana mail mi atıyor "bak bu kişi seni görmek istiyor" falan diye bilmem artık.. ne kadar popüler oldum herkes beni istiyor arkadaş :)
amaaa ben ne yaptım bilin bakalım :) bana gelen mail adresinde yer alan hotmail adresinden bu kişinin profilini çıkardım... daha önce kolaylık olsun diye bir link hazırlamıştım kopyala yapıştır hesabı (belki daha kolay yolları da vardır ama bu bana yeterli şimdilik) bir de baktım ismini seren olarak yazan arkadaşımız aslında serkanmış ve 27 yaşında bir erkekmiş :)
internette kopyalayıp yapıştırarak bişeyleri dağıtmak, daha kötüsü kendinize ait olmayan bişey dağıtmak çok moda... özellikle son zamanlarda blogların yaygınlaşmasıyla bazı fırsatcılar reklam vs. için blog blog dolaşıp içerik hırsızlığı yapmaktan çekinmiyor... ama bu durumdan şikayetci olan birileri boş durmamış ve utanç duvarı diye bir blog açmış... sizde bu durumdan muzdaripseniz hırsızlarınızı teşhir etmekten çekinmeyin...
"Sitenin temel amaçları :
- bilinçli olarak yapılan fikir hırsızlığının önüne geçmek, -
bilinçsizce başkalarına ait siteler, forumlar ya da kendilerine gelen
e-postalar aracılığıyla ulaşan yazıları alıntı yapmadan bloglarında
kullanan insanları uyarmaktır."
bloglarda arama motorlarından ziyaretci çekmenin bir takım "püff" noktaları var. mesela o günlerde gündemde ne var seçim mi patlatırsın seçimle ilgili bir yazı biraz da içerisinde her partinin isminin geçtiği ertesi gün girersin arama listelerine ya da en çok neler aranıyor mesela google images te "seni seviyorum" yazıldığında bulunacak bir resim atarsınız yazınızın arasına şakır şakır ziyaretci akmaya başlar. birde tagların arasına seo, optimizasyon, internetten para kazanma, kız msn adresleri gibi doğrudan kullanıcı çekecek yazıları eklerseniz tamamdır... bunu devam ettirdiğiniz sürece size birileri "yanlışlıkla" da olsa gelecektir...
şimdi bu nerden mi çıktı.. geçen gün dmry.net te dolaşırken haydar dümenle ilgili yazısı ve arkasından gelen mailleri gördüm... google da haydar dümen yazan gelmiş ve "haydar dümen's official web site" sandığı için derdini anlatıp çare aramaya başlamış..düşünüyorum da ne kadar zor birşey..açıyorsunuz mail adresinizde "hocam biz bi b.k yedik" yazan mailler...
durum böyle olunca sizde site trafiğinizi biraz olsun artırmak istiyorsanız, özellikle de yeni kullanıcıysanız bu tür küçük hilelerle ziyaretci çekebilirsiniz.. ama gelenlerin ne kadar kalıcı olduğu tartışılır tabi :D
Şimdi önümde ağır bir kapı Ardında okyanus var Bir de bileğimden biri çekiyor Benimse kapıyı açmam gerek Bak diyorum koca dünyaya Buradan derhal çıkmak gerek Bari çekme bileğimden Benim her şeyi görüp öğrenmem gerek
Bilgi güçtür. Güç insanı bozar. Çok öğren. Şeytan ol.
Forbes dergisinin arka sayfasında yazıyordu bu yazı. Hoşuma gitmişti. Ama gerçekliğini düşünmemiştim hiç. Gerçekten gücün insanları bozduğuna şahit oldum. Hemde sanal ortamda elde edilen bir güç. Sadece bir şifrenin ucunda olan bir güce insanlar bu kadar değer verip ölüm kalım meselesi yapar mı? Veriyormuş, yapıyormuş demek. Eğitim cahilliği alır eşşeklik baki kalır diye boşuna dememişler...
Bedirhan Gökçe - Kapıcının Oğlu Daha önce bu şiiri burada paylaştığımı hatırlıyorum. Şimdi de radyodan şiiri kaydettim. Buyrun burada. Şiir de burada
OLIVIERO Toscani, Türklerin sürekli olarak dışardaki gözlere
kendini değerledirtme ihtiyacı duyduğunu belirterek, "Bu kadar kompleks
olmayın. Siz Türkler düşündüğünüzden daha zekisiniz, daha
başarılısınız. Kendinize dönerek değerlendirmeyin her şeyi. Bunun
yerine dünyanın kalanıyla daha çok ilgilenin, global dünyaya bakın"
dedi. Türkiye’deki tasarım ürünlerinin de çok güzel ve özgün olduğunu
söyleyen Toscani, Türk bayrağını örnek gösterdi ve "Bayrağınız ay ve
yıldız figürlerinin romantik bir bileşimi. Aslında bütün ulusal
bayraklar yeniden tasarlanabilmeli. Ancak Türk bayrağının buna hiç
ihtiyacı yok. Sizin bayrağınız çok iyi bir tasarım" dedi.
benim de çok fazla kepek problemi vardı. kuzen dedim napcam ? cevap kısa ve özdü. "şampuanını değiştir"... tavsiyesini dinledim ve gecenlerde kipada dolaşırken clear erkek şampuanının standını görünce birde bunu deneyelim bakalım diyerek aldım... üzerinde ilk yıkamadan itibaren kepeği gözle görünür derecede azaltır düzenli kullanımda tamamen önler ve kolay taranmasını sağlar diyordu...yaklaşık 2 belki 3 hafta geçti ve dedikleri gibi ilk yıkamadan itibaren kepek kalmadı...
İşletme öğrencisi olduğumuz için gerek hocalarımız gerek bu yoldan geçmiş olanlar sık sık ekonomi ve iş dünyası dergilerini takip etmemizi tavsiye ederler. Ben de arasıra (maddi durum el verdiği ölçüde) bu dergilerden alıyordum. Sonra bir ara Forbes abonesi oldum ve yaklaşık 1,5 yıldır devam ediyorum.
Aslında benim söylemek istediğim bunlar değil ama giriş yapmış olduk. Geçenlarde bir arkadaşım güzel bir kitap veriyor diye Cnbc-e Business dergisi almış masanın üzerinde duruyormuş. Bende bakayım neler var diye dergiyi bir açtım "Bu ne!!!". Boya mı dersinnn yoksa kağıt mı dersin bir koku bir koku... Birkaç sayfa çevirdim burnum yanmaya başladı ve tekrar masanın üzerine bıraktım. Acaba bu koku nedir? Geçici bişey midir? Zararlı mıdır? Cnbc-e Business çalışanları ya da satın alanlar bu dergiyi nasıl okumuştur? Yanıtlanması gereken ne çok soru var?